image

Zaman ve Sabrın Dijitalleşmesi

Mehmet Mortaş

"En güçlü savaşçı;En güçlü savaşçı;Sabır ve zamandır."

Tolstoy


Zaman yeryüzünde hayatları görünmeyen bir virüs gibi iflah etmediği gibi belli bir vakit bekletiyor yiyor bitiriyor. Kapanmayan yaraları, durdurulamaz olayları, görünmez gizemiyle ruhumuzun derinliklerine kadar ince dokunuşlarla yaşam serüveninin arka planında zaman kırıntıları yığıldıkça yığılıyor. Bütün insanlığın aslında tarihi zaman kırıntılarından oluşmakta insanlık gelgitler yaşamaktadır. Zaman kırıntılarından oluşan tarihin önünde büyük bir çarkla dönen teknoloji geleceği önüne almış ve devasa görünmeyen canavar gibi büyük iştahla her şeyi yiyip kendi yoluna devam ederken, modern barbar batının bizlere sunduğu en önemli miras düşüncelerimizin, zihnimizin hatta kültürümüzün yaşam kodlarıyla oynayarak kişilik bozuklukları topluma dönüşmesini sağlamasıdır. İçeriğiyle oynanmış yaşam kodları teknolojinin gelişmesiyle de içselleştirildi anı yaşadığımız standardımız modern bir toplum anlayışı ile devam eder oldu.

Zamanın durdurulamayan anıları olayları, üzüntüleri, acılarını karşısında insanoğlu sabır kalesine sığınmış ruhuna batan zaman kırıntılarına karşı ayakta kalabilmiştir. Sabrın kalesine sığınmayan yâda sığınamayan toplumlar tarih içerisinde ne bir medeniyet kurabilmişler nede tarih sahnesine çıkabilmişlerdir. Akleden ruhunu zaman ve sabır terazisinde dengelemeye çalışan toplumlar aynı zamanda çağın ilerisinde insanlığın öncüsü önderi olmuşlardır. Modern zamanlarda aklın ön plana çıktığı fakat ruhun zaman içerisinde yok sayıldığı, ahlak yüklü sabrın hayat damarlarından çekmek anlayışı yaşanabilir dünyanın yavaş yavaş yok olmasına sebep oldu. İlk insanla günümüze kadar gelen en önemli DNA sabrın içerisine kodlanan ahlak aslında. Batı dünyasında teknolojinin gelişmesi ve bunun sonucunda küreselleşmeyle birlikte dünyaya DNA’sı bozulmuş sabır ihraç edildi içine birazda kader anlayışı enjekte edilerek. Batının DNA’sı bozulmuş sabrı ihraç etmesiyle merhamet medeniyetinin yerini ahlaksal kültürel yapısı dumura uğramış toplumlar çıktı ortaya. Ve Doğu toplumları zamanın getirdiği alışkanlıkların dışarısına çıkamamalarından ve sabır kültürünün ahlaksal yapısından dolayı önce zihinlerinde ve yaşamlarında milimetrik travmalar yaşamaya başladılar. Doğu toplumları bu travmaların farkına vardığında DNA’sı bozulmuş sabrı bütün genlerine kadar işlenmiş buldular.

Zamanın kaypak zemini üzerinde büyük bir hızla dönen dünya önü alınamaz şekilde yeni yaşama biçimine doğru sürüklenmektedir. Dünyada olaylara gelişmelere sabit mekan ve sabit zaman fikri ile bakış açısı özellikle elektronik iletişimin yaygınlaşmasıyla birlikte Kanadalı yazar Marshall McLuhan'la birlikte anılan bir kavram olan küresel köy haline gelmesi nedeniyle dumura uğradı hatta küresel köy dahi hayatın değişmesinin hızını dahi anlatamamaktadır. Dünyanın kaypak zaman üzerinde döndüğü yenidünya bireyselleşmenin aynı zamanda küreselleşmenin yoğun olduğu sanal bir dünyaya doğru büyük bir hızla gitmektedir ve yeni yaşama biçimleri alanları oluşmaktadır. Yeni yaşama biçimleri oluşmasının en büyük etkeni küresel dünyanın dijitalleşmedir. Hayatın yaşamın dijitalleşmesi zaman ve mekânın tamamen bireyseliğe ve buradan yola çıkarak insanın iç dünyasında dijital bir dünyanın kurulmasına neden olmaktadır. Bütün araç gereçler dijitalleştirilirken en son merhalede robotik aklın ivme kazanmasıdır. Dijitalleşen dünyada zaman ve mekânın sanala taşınmasıyla birlikte ahlakla donatılmış sabır, ucu bucağı görünmeyen bir kuyuya atılmış çıkarılması zor görünmektedir. Sanal dünyada yaşayan ve zaman mekân mefhumu dahi dijitalleşen insanoğlunun, insani ahlaka dayanan yönü karanlık dünya gibi görünmektedir. İçi boşaltılmış zaman ve yeri yurdu olmayan mekânın üzerinde yeni bir dil, kültür medeniyet inşa etmek zorluklarla doludur. DNA’sı bozulan sabır dijitalleşen yaşamda hayatı düzeltmenin ötesinde daha fazla yıkıntılara çöküntülere sebep olmaktadır.

Bireyselleşen insan beyni artık sanal dünyada canavarlaşan zihinsel verilerle hareket etmektedir. Yeni nesil bilgiye anında ulaşmakta fakat ulaştığı bilgi, kültürünü bilgisini artırmamaktadır. Zamansız iletişim hayatın her alanını ele geçirmekte her an her yerde bilgi kirliliği insanın zihin dünyasını istila etmektedir. Zamansız iletişimin esiri olan zihninde bilgi çöplükleri oluşturan insanoğlunu, zamansız iletişimle bilginin yararlı hale getirilmesi ve insani kodlara dönüştürülmesi gerekmektedir. Ve buradan yola çıkarak hızla ilerleyen zamana DNA’sı bozulmamış içine hakikat kodları olan sabrı yüklemek gerekmektedir. Dünyayı ve insanları çağın bu gereksinimine karşı gerek zihinsel gerekse düşünsel olarak gelecek kuşaklara zamanı iyi kullanarak hakikat yüklü sabır ile dijital dünyayı kodlamak kaçınılmaz görünmektedir. Dijital dünyaya geçmiş birikimlerimizden yararlanarak, insanın fıtrat meziyetlerini ön plana çıkartarak yeni bir dil yeni bir oluş başlatmanın zamanıdır. Zamansız iletişimle zamanın ölçülü kullanılması, hakikat yüklü sabrın yeni dönemde dijitalleştirilmesi, kendi kültür geleneğimizden, medeniyetimizden yeniden doğmanın başlangıcı olur belkide.


    Yazımızı Paylaşın;