image

Vedalar

Şifa Dinler

Nasıl etmeli peki nereden başlamalı vedaya?!. Önce giden mi söz almalı kalan mı? Giden gitmese yahut kalanda gitse, bitmese her şey. Aşk, sevda yerini hüzne kedere bırakmasa. Gemiler batınca denizlerin canı acımasa mesela kurşun kalem kırılırken yüreğinden çıt diye ses çıkarmasa hayat ne kadar güzel olurdu değil mi? Vedalar o kadar zor geliyor ki insana bir süre sonra cansız varlıklarında canı olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Balkondaki gün boyunca sağlıklı kalması için güneş alması gereken Ezan Çiçeğinizin bile gün batımlarında üşüdüğünü düşünerek üzerini havlu ile bastırmaya çalışıyorsunuz.Çünkü siz üşüyorsunuz, mevsim yaz olsa bile. Çünkü yüreğinizin titremesi giden gelene kadar geçmeyecek belki de ölene kadar. Ahh bir ayrılık, bir veda bir yüreğe bu kadar mı dokunur?! Sahi sizinde ömrünüze ayrılık dokundu mu hiç?!. Bir vedanın soğuk sesini kalbinizin yangınlarında erittiniz mi Temmuz ayında dağların tepesindeki karı eritmesi gibi çığıl çığıl. İnsanoğlu kısacık ömrüne sayısız vedalar sığdırıyor. İlk başta anne karnında dünyaya gelirken veda ediyor.S onra dünyanın en güzel kucağına veda ediyor .Oradan başka bir kucağa. Derken aşka veda ediyor. Gün geliyor aklına veda ediyor. Her şeyi unutmaya başlıyorsunuz bir süre sonra her şey bitiyor. Hatta aşk, acı, hüzün her şey. Çok zaman sonra anlıyor ki insan aslında  her şey bitmek için başlıyor, herkes gitmek için geliyor. Ve sonra kırılmaları, darılmaları, ayrılıkları da geride bırakarak hayata veda ediyor insanoğlu. Lakin bu veda başka veda. Bu ayrılık yeni bir başlangıcın başı. Bütün güzel başlangıçların başında keder olduğu gibi bunda da vardır. Önemli olan kederi kaderle bağdaştırıp tevekkül ederek vedaya gidenin mi kalanın mı başlaması gerektiğine karar vermektir. Bırakın ondan sonra batsın gemiler, kırılsın kalemler yeter ki siz alın yazınızı yazan kalemin sahibine sadık kalın. Sadakatle kalın.

 


    Yazımızı Paylaşın;