image

Sevdaların Türküsü

Rahime Kevser Nurdoğan

Uzaklardan biri, bir belalı türkü mırıldanıyordu ta oralardan. Göğün mavisi ormanın yeşili, yıldızın ışığı, toprağın kokusu geliyordu. Burası sarhoş edici bir havaya büründü birdenbire. Gözlerinin önünden bir türkü aktı. Belalı türkü demişken sesi o kadar güzeldi ki etrafı kolaçan etmeden türküye dalıp gitmişti, kendince. Bir ağacın kenarına oturarak hem düşüncelere dalıp hem de aklında bir sürü soru işaretleri vardı, bunun için kendini türküye vermişti. Öyle kurtarabiliyordu kendini, o düşüncelerini. Peki neydi bu düşünceler... Kendine ait olan hiç geçmediği düşünceleri mi ? Yoksa bir sevda mı?
Kime bu kadar âşık olabilmişti ki yoksa güzel bir kıza mı? Aklından bir türlü gitmediği, Sevdasına…


Gözlerimin önünde, hayalimdeydi; aklımdan çıkmıyordu onun yüzü herkesten farklıydı. Türkünün güzelliği kadar onunda güzelliği önemliydi kendisi için. Tabi içimizde ki sevgiye sadık kalabilmek şarttı onun için. Hep sadık kalmıştı. Ama nedense kavuşabilecek kadar hasret doluydu içi. Gözlerine hayran kalmıştı ona bakarken, şimdilerde sevgi yalan olmuştu bunu biliyordu. Gözlerini birden patika yola çevirdi, ormanlık içinde. Sevdası geliyordu kızın yüzüne kan geliyordu. Ne yaşanılası olaylar geçmişti başından kim bilir? Onun için endişelenip ağacın altında oturduğu yerden fırlayıp Sevdasına koştu. Ne oldu sana böyle dedi. Utangaç bir tavır ile hiç dedi sadece. Ne anlatmak istiyor ne konuşmak istiyordu sevdası. Gözlerini çevirdi kendinden sevdası biraz da çekindi. İşte bu huyunu seviyordu onun ne güzel bir sevgiydi yüreğindeki ona olan aşk.


Neler olduğunu anlatmak için ısrar etti. Sevdası yine de anlatmak istemedi, sabırlı birisiydi, iyice sabrediyordu, anlayışlı bir tavır ile sakindi. Babam yine dövdü beni dedi, yıpranmışlıklar içinde… Bu kadar çok sabredebilirdi ama her sabrın sonu selametti biliyordu. İşte babasının onu dövmesine göz yummamalıydı. Bir şeyler yapmanın yoluna bakmalıydı, ne yapmalıydı ki? Babasının yanına gidip uyaracaktı. Çünkü ağır başlı birisiydi. Her şey güzellik ile halledecekti, zorbalığa yer yoktu. Ya babası dinlemiyorsa onu, o zaman başka denemeler yapacaktı. Hiçbir zaman zorbalığı tercih etmemişti. Zor da olsa bazı şeyler başarabilme umudunu yakalayacaktı, sonuca ulaştığı oldu da… Yine uyarmaya gitti babasını, bu sefer şanslıydı, sözünü dinledi. Çünkü her şey yoluna girebilecekti. Babası da Sevdasına yakın, hoşgörülü, iyimser davranıyordu. Böylelikle daha çok sevdi babasını, daha çok yakın oldu. Neye ihtiyacı olsa gidermeye çalışıyordu. Başka kimi vardı ki? Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu, şurada senin gözlerindeki bakımsız mavi güzel tatlı bakışların. Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi ki sevmek. Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti. Çünkü iki kişiydi kalbinde. Sevdası içindeki sevgiyi bilmese de onun yanında her zaman olmalıydı. Ona kendini inandırmalıydı, içindeki sevgiye karşı ama cesareti yoktu söylemeye, böyle de sevmek güzeldi Sevdasını. Hep içinde kaldı Sevdası ise onu kendine kardeş belledi zaten imkânsız aşktı bu. Kısa zaman içinde sevdası uzaklaştı başka diyarlara o hep tek başınaydı ve tek başına kaldı. Babası da gitti uzun zaman oldu, onu görmeyeli, lal olmuş dilini kimse açamıyordu. Bir anda oldu her şey bir sabah vakti kapısını tıklatınca açan kimse olmamıştı kapıyı ne de güzel anlaşıyordu babası ile onu mutlu görmek, kendini de mutlu ediyordu. Buruk bir yara kaldı içinde bir sevda türküsündeydi, söylediği. Belki de geç rastladım sana ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza yüreğimdeki acı bile geç gelmemiş miydi? Eksikliğe mi alışmışız mutsuzluğa mı yoksa?


Artık kalbime gömdüm seni ne sensin bende olan ne de ben. Ne bu konuşma ne bizi hüzünlendiren şarkılar hiçbiri ayrılık kadar etkilemedi bizleri. Uykusuz gözlerimden akan yaşlar gibi gidiyorum senden ve kendimden. Hoşça kal Sevdam.


Artık anladım başka dünyaların insanıyız imkânsız aşktı bu bende ki sen, seni bu kadar kalbime gömebileceğimi bilemezdim. Şimdi uzaklardasın benden, ruhum senden uzakta. Hoşçakal sevgim.


Sevda göremeyecek kadar uzaklara büründü, ne yaparsam yapayım gittin benden. Bir an da sevip seni bu kadar uzaklarda olacağını bilemezdim hoşçakal yüreğim. 


    Yazımızı Paylaşın;