İlevdü’den Mesaj Var

Genel Yayın Yönetmeni

Piyasada çok sayıda Giriş var, neden yeni bir Giriş çıkarılsın? Üç-beş kişi veya on-onbeş kişi bir araya gelip, “bizim de bir Girişmiz olsun” cinsinden bir hafifmeşreplikle Giriş çıkarılır mı? “İletişim piyasasında biz de görünelim, tanınalım” türünden insandaki BEN’lik zeminini kabartarak tuzağa düşmekten kurtulmak çabasında olanlar için sorulması ve cevaplanması gerekir; “Neden yeni bir Giriş?” Biz yeni bir Giriş çıkarmak çabasında değiliz ve bu maksatla hareket etmiyoruz. Dünyanın gelişim-değişim-dönüşüm çizginde geldiği noktanın bizleri tetiklemesi, ülkemizde DİJİTAL Kültür’ün yaygınlaşması ve Teknolojiden doğan İLETİŞİMSEL GERÇEKÇİLİK yeni bir Girişyi ihtiyaç haline getirdi. “Giriş çıkaralım, bir faaliyet yapalım” düşüncesinden ziyade, “düşüncemiz ve kaygımız var, Giriş çıkarmaya muhtaç ve mecburuz” türünden bir zorunlulukla karşılaştık

Reaksiyoner planda ülkemizde akademik mahfillerde yayımlanan İLETİŞİM Girişleri dışında, sivil inisiyatiflerin ve kadroların oluşumundan doğan bir İLETİŞİM dergisi mevcut değil, akademik üslubun kaba ve soğuk üslubundan doğan bu tür yayınlarda sadece akademik makale yayınlanmak için kullanılmaktadır. Yanlış anlaşılmasın! Hiç kimsenin emeğini küçümsemiyoruz, emek kavramı kutsaldır, azizdir ve hayattaki tek değerdir. Söylemek istediğimiz temel gerçek şudur ki; bu çağ insanı için ‘iletişim’ ‘ulaşılmak istenen’ ‘lakin ulaşılamayan’ boyuttadır.

Kitlelerin gitgide yalnızlaşarak BEN’leştiği ve nihai süreç itibariyle Bencilleştiği bir çağda İLETİŞİM VE DÜŞÜNCE dergisi olarak: BEN demiyoruz… HEP diyoruz, bu açıdan HEPÇİYİZ. Hepimiz var olduğumuz müddetçe BİZ olacağız… (BEN-SEN) kavgasından (HEP-BİZ) ocağında yanmaya, küllenmeye, her bir külümüzden BİRLİKTE DOĞMAK için Giriş çıkarıyoruz.

İnsan zihin planında her an düşünüyorsa tıkanıklık mevcut değildir. Hayatın tıkandığı yerde düşünce yoktur, düşüncenin olmadığı yerde ise İLETİŞİM mevcut değildir, o halde DÜŞÜNCE-İLETİŞİM ilişkisi iç içedir. İnsan zihni his ile düşünür, akıl ile ölçer. Zihindeki bu hareketliliğin dışavurumu ise KELİMELER ve SÖZ’le mümkündür. Söz ’ün ön aşaması aklın KELİME üretmesidir, kelime ise kendini SÖZ ile dışarı atar. Tüm bu sistem insanın HİS-DÜŞÜNCE-KONUŞABİLME denkleminin anlatımıdır, işte İLETİŞİM; insandaki HİS-DÜŞÜNCE-KONUŞABİLME üçlü denklemini kontrol altına alan, bunların tamamını pratike ederek daha düzeyli hale getiren geniş bilim sahasının adıdır. İnsan için iletişimin bu yadsınamaz realitesine İLETİŞİMSEL GERÇEKLİK diyoruz.

İLETİŞİMSEL GERÇEKLİK iletişimin kurumsallaşması, bunla beraber şahıs şahıs her bir insana ulaşıp iletişimin zarafet yüklü dünyasına insanımızı yönlendirmenin yolunu teorik ve pratik manada açacaktır. Neden Yeni Bir Giriş? Her bireyin her anını İLETİŞİMSEL GERÇEKLİĞE ulaştırma adına…

İnanıyoruz ki; Bu coğrafya YENİDÜNYA Sistemi’ni başlatıcı bir irfan kaynağına sahip…İlevdü | İletişim ve Düşünce Dergisi olarak böylesi bir rüyanın peşindeyiz.

Rüya gören insan rüyasının gerçekleşmesi için mücadele etmiyorsa gördüğü RÜYA değil, rüya sanılan süfli fısıldamalardır.
Rüya’mızla Var’ız.
Rüya’mızı gerçekleştirme için buradayız…
Hayırlara Vesile Olsun…


    Yazımızı Paylaşın;


$(function(){ $(document).on("keydown",window,function(a){ if(a.which == 123) return false; }) })