image

İç Dünyanın Dış Dünyadaki İletişim İpi

Mehmet Mortaş

Ben’in iç dünyadaki inişli çıkışlı duygusal ruhsal devinimleri kimi zaman hüzün dağları, kimi zaman acı ovaları oluşturur. Durgun hiçbir rüzgârın esmediği iç dünya yoktur hep bir arayış ve bezende aklın algılayamadığı kavrayış halleri yaşamasına neden olur. Kişilik yaşanılan duyguların şiddetine, dosacına göre eksi artı ekseninde gider gelir. Ve bu eksi artı duygusal patlamalar Ben’in iç dünyasında sahilsiz denizler oluşturur, zemini olmayan akarsular nehirler akar. İç dünyasını anlamlandırmaya, devasa soru işaretlerinden oluşmuş iç dünyasındaki şehirlerden çıkmak isteyen Benlik dış dünyaya bir köprü kurmak, fiziksel ve görsel temas yapmak ister. Dış dünyaya temas içerisinde olmak isteyen Benlik önce akıldan bir ip örer etrafında olan bitenleri tanımak anlamlandırmak için. Akıl iç dünyanın devinimlerine anlamadığı kavrayamadığı için dış dünyayı matematiksel kuramsal ve ideolojik bakış açısı ile bakar bakmak ister. Sadece akıl ipi ile dış dünya temas kurulduğu veya kurulmaya çalışıldığı zaman anatomik taştan ağaçtan ve gökyüzünde asılı kalmış birkaç yıldızdan ibaret görür. Dış dünyaya akıl ipi ile bakanlar, temas kurmak isteyen benlik kendisini büyük devasa şekillerin, imgelerin yapıların ortasında bulur ve bunlara sadece dış dünyada kendisine ne kadarı yarar yaramaz hesabı içinde bulur. Yani sadece akıl ipi ile dış dünya ile temas kurmak eşitsizlik, eşsizlik çelişkisine yol açar ve dış dünya ile iç dünya arasında akli ve duygusal kopukluklar, bilinmeyen atraksiyonlar, önü alınamaz dış dünya davranış atakları yaşamasına neden olur. Dış dünyayı yönetmek isteyen yöneten ve anatomik dünyanın nerdeyse her zerresine kadar nüfus eden modern dünya kendiliğin bireyselliği karşısında devasa korkunç ulaşılmaz bir güç gibi durur ve akıl dış dünya ile temasında hayranlık, büyülenme, teslim olma gibi iç dünyadan koparacak haller yaşar. Aklın sadece dış dünyaya kurduğu atmak istediği iletişim ipi zayıftır, iç dünya ile kurmak istediği anlam geçirgenliğinin maddesi dünyevi endişelerden kurulmuştur. Dünyevi endişelerden kurulan bir iletişim ipi daima dış dünyanın anlam bütünlüğünü parça parça görür ve iç dünyaya gönderir ve iç dünya dış âlemi yorumlarken yetersiz etkisiz kalır. 

Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur. Mevlana

Kalp; Ben’in iç dünyasını muazzam bir şekilde kontrol eder, his ve duyguları yönlendirir, kırık dökük, yenilmiş kelimeleri cümleleri yeniden ayağa kaldırır küllerinden yeniden doğmasına sebep olur. Kalp İç alemi dizayn eder, yönlendirir, iç aleme anlam kazandırır Ben’in iç dünyasını çepeçevre kuşatır. Benlik kazanmış ve duygularla bilgi ve yaşamsal sancı ile donatılmış Ben dış dünya ile iletişim kurmak, gerek görsel gerek fiziksel gerekse imgelerle bezenmiş varlık âlemine bir iletişim ipi atmak ister. Denenmemişliğin hayat çekingenliğini yaşar fakat yinede, dış dünyada olmak sancısı durduramaz. Ben’in dış dünya ile bağlantı sağlaması akıl ile gerçekleştirir. Akıl iç dünya ve dış dünya arasında bir iletişimsel veri gibi çalışır. Kalpte ne varsa dış dünyaya onu kusar ve etrafa imgeler dünyasından kurulu içerikleri doldurulmuş bir dünya ile karşılaşır. Her şey iç içe girmiş, nesnelerin ve imgelerin arasında anlam bütünlüğü bozulmuş, parçalardan kuruludur dünya kelimesi. Varlık sancısına mutmain olmayan kalp, dış dünya ile akıl sayesinde iletişime geçtiğinde sadece anatomik mevsimler, rengi alınmış bitkiler, her sabah doğmak zorunda olan ısı ve ışık yayan güneş, dünyayı sadece hayat ölüm arasına sıkışmış canlılık hareketi olarak görür. Bu nedenle iç dünya ile dış dünya arasında iletişiminde anlam kopuklukları, isyan manifestoları, dış dünyanın yaşamsal alanına dönük ve sadece bu âlemden ibaret bir döngünün içerisinde kişilik, bilgi verilerinin parça parça algılanması, küçük küçük paket içerisinde ihraç edilmiş düşünceler ideolojiler, metafizik dünyada kurtarıcılarla yaşamaya başlar. Kalp ve aklın hakikat ile kuruduğu iletişimde, akıl ve kalp çok dikkatli davranarak yani sorgulayarak her veri giriş çıkışını, hem iç dünyanın kelimeleri cümleleri sağlam temeller üzerine oturtur, hem iç dünyada kalp yıkılmaz şehirler kaleler kurar.  Kalbin hakikat ekseninde dış dünyaya gönderdiği sinyaller duyguları fıtrat formatına vicdan, merhamet, adalet gibi yaşamsal kodları dizayn etmesine neden olur. Ve kalpte olan neyse yeryüzüne yayılır.

Akıl ve kalp arasındaki iletişimin sağlam temeller üzerine atılması dış ve iç dünyanın kaosa girmemesini, yaşamsal yaraların daha bir anlam kazanması, dünyayı fiziksel imar ile ayağa kaldırılamayacağını hatta dünyanın kalbinin mutmain olmamasının daha çok yıkımlara yol açacağını öğretir. Akıl kalp arasındaki iletişim ipini sağlam, anlamlı, tutarlı bir şekilde kuramaz inşa edemez ve iletişim üzerinde gidip gelen kelimeler, cümleler, sözcükler parazitli yada iç boş bilgilerle donatılmışsa sorunları, dünyanın kaos yaşamsal alanı içinde Ben’in anlaması çok zordur. Post modern dönem hayatı, kelimeleri, düşünceleri yapı bozumuna uğratarak dış dünyanın hakikat bakış açısını değişikliğe uğrattı. İç dünyaya dış dünyadan çelişkili, parçalı iletişim sağlanmaktadır. Sağlam bir iç dünya kurulamamışsa, Ben’in iç dünyası, dış dünya ile iletişiminde dünyevileşme atraksiyonlarına girmektedir. İç Dünyadan dış dünyaya modern zamanlarda iletişim ipini atmak ve bunu daimi olarak koparmamak zor görünmektedir. Kalp, tarih, kültür, medeniyetten insan kopmaz bir iletişim ipi yapması gerekiyor vicdanı, merhameti adaleti kaybolmuş şu bir nefeslik yeryüzünde.


    Yazımızı Paylaşın;