• Ana Sayfa
  • Giriş
  • Her Değişim ve Gelişim, Özgür Düşünmekle Başlar
image

Her Değişim ve Gelişim, Özgür Düşünmekle Başlar

Ayşe Çil

Bir eyleme geçmeden önce bizi engelleyen bazı durumlar vardır ki, gözle görülebilir değildir fakat bilfiil hayatımızın içinde öyle yer kaplarlar ki üzerinde yoğunlaşmadan onları kavrayamayabiliriz. Bu engellerin en büyüklerinden birisi çevremize bakış açısını oluşturan önyargıdır. O halde öncelikle zihnimizin nasıl çalıştığını incelemekle başlayabiliriz. Birtakım engellemeler, önyargılar, astım kestimler çoğu zaman hayatımızda yeni sayfa açmamıza mani olurlar.

Zihnimiz berrak olduğu zaman, aldığımız kararlar da net olacaktır. Bunun için önce zihnimizi önyargılardan arındırmalıyız. Yapamam, yapmamalıyım gibi düşüncelerden sıyrılmış bir insan daha başarılı olacaktır.

Eğitim, hayatın her safhasında karşımıza çıkan çok önemli bir olgudur. Bazen engellerden birisi de o olabilir. Yanlış verilen eğitim, tamamlanmayan eğitim gibi. Yoğunlaşıp engelleri aşmak, üzerinde düşünülmesi gereken bir noktadır.

Yetişkin, karar alırken bütün engelleri aşıp zihni net olan, psikolojik olarak da kararlarının sonucunu yüklenebilendir.

İnsan, içine doğduğu kültürle, yani gelenekle ve dinle yoğrularak, belirli bazı sözleri duyarak yetişir. Buradan yola çıkarak diyebiliriz ki, o, bir şey yapmak istediği zaman, bu atmosferden etkilenir. Büyümesi yıllar alan insanoğlu, bazen kendini öyle bir ağın içinde bulur ki, bu ağdan kendini kurtarsa bile sudan çıkmış balığa döner. Yani madden ölmese bile ne yapacağını bilmeden döner durur. Tabii bu kabuğu kırmak da yine insana verilen bir ödüldür. Fakat bazen var olan düzen o kadar rahatlatıcıdır ki, toplumca ya da bireyce bir değişime gitmek istenmez bile. Ya da isteyen kişiler varsa bile, türlü ayak oyunlarıyla ona mukavemet edilir. Burada zikretmemiz gereken bilhassa belli bir cins üzere olan önyargılı tutumdur.

En son tahlilde kadınların makul bir tarzda toplum içinde etkin olmamasının getirdiği sonuç, toplumumuzun geri kalmasına sebep olmaktadır. Buna neden olan sebepleri araştırıp, onlara yöneldiğimizde ve durum değişikliğine gidebildiğimizde belki o zaman İslam’ın daha önce olduğu zamanki gibi bir ilmi ilerlemeyi sağlayabiliriz diye ümit etmek istiyorum. Ama burada kadının kendisine düşen rol de hemen vazgeçmemek, başkalarının ona dayattığı hareketsizlik içinde bile hareket kabiliyetini yakalamaya çalışmak olmalıdır. Burada geleneği sorgulamak ve üzerinde yoğunlaşmak, bize yardımcı bir faktördür. Tabii ki kadına biçilen anne rolü mühimdir. Fakat bunun içinde bile ne yapabilirim sorusu da mühimdir. Bunu yapacak kişi kadındır.

Aynı zamanda eğitime ulaşamayan bütün bireyler de bu duruma dahil edilmelidir. Bu konuda da daha aşmamız gereken zihni engeller vardır.

Teoman Duralı’nın belirttiği gibi manevi hayatın biçimleyicisi olan kadın, eğitimden yoksun bırakılmamalı, fırsat eşitliği içinde potansiyel yeteneklerini keşfetme ve geliştirme sürecinde desteklenmelidir. İmece kavramı burada yardımımıza koşacak kültürümüzden bir kavramdır. O halde haydi imeceye.


    Yazımızı Paylaşın;