image

Hayal ve Umut

Şifa Dinler

Hayal ve umut güzel şeylerdir aslında beni hayatta tutan, ayakta tutan iki şey. Onunla uzun zamandır tanışıyor görüşüyorduk. Bir gün yine buluştuk. Selam kelamdan sonra  gözlerinin içine bakarak dedim ki; Bir adam var içimde, yüreğimde taşımaktan gurur duyduğum. Kimden bahsediyorsun dedi. "Sizden " diyemedim de, dostumdan, sırdaşımdan, en müşkil anlarımda hızır gibi yetişen, yüreğime yansıması ile dünyamı, hayallerimi, umutlarımı aydınlatan adamdan dedim, kalbimden gelen aşk nameler yazdıracak kadar derin soluklu bir ses tonu ile. Hayal ve umutlar ile yaşamak güzeldir dedi sadece, üstelik soğuk buz gibi bir ses tonu ve aynı tonlarda bir bakış ile. "Asıl güzellik sensin, senin bakışın, dokunuşun" diyemedim. Kalbimde yangın çıktı söndüremedim.  Asıl güzellik, deyip başımı öne eğdim. Biraz kısın ses ile söylediğim için pek bir şey anlamamış olacak ki; Anlamadım, dedi. Hala soğuktu sesi ve bakışı. Anlamayın zaten boş verin.Çok acı. Hayal ve umut olmasa, ciğerlerini, kalbini, yüreğini yakacak kadar acı lakin hayaller ve umutlar huzurla dolduruyor gülüşlerini, dedim ve şöyle devam ettim, gözlerimi birkaç sararmış yapraklarla dolu ağaçları olan karşı dağa dikerek;  Bazen insan gülmek bile istemiyor biliyor musunuz? O görmedikten sonra gülsem ne, ağlasam ne? Tuhaf bir duygu işte bu bendeki.  Evet, çok tuhaf konuşuyorsun fakat seni İnşallah ilerde eşinin yanında bir fotoğrafta görürüm, demesin mi, cinlerim tepeme çıktı resmen. O kadar çok şey söyledim, bir aşk destanı yazdım adama, anladığı tek kelime; Tuhaf. O fotoğrafı hiç göremeyeceksiniz çünkü dedim yine boynum büküldü, göz pınarlarım aktı  akacak. Çünkü yok işte, dedim. Nasip kısmet o işler, kaderde varsa olur, dedi. İkimizde ayaktayız. Sanki acelesi var gibi oturmadı. Ben zaten deli divane, kırk yıl ayakta dikilsem eğer karşımda o adam varsa gıkım çıkmaz. Kalbimdeki yeter şimdilik sonrası da kara toprak, dedim ve çekip gittim bir Allaha ısmarladık bile demeden.

 Göz pınarlarımı daha fazla tutamadım, tutmakta istemedim aslında nasıl olsa görmeyecek, görsede anlamayacak, anlayamayacak... Ne kadar yürüdüm bilemiyorum gözyaşlarımı elimin tersi ile silerek. Kendimi kalabalık bir yolda buldum. Karşıya geçmek isterken acı bir fren sesi ve ardından insanların sesleri, ambulans sireni derken iyice ruhum daraldı, nefesim tıkandı sanki. Kalkıp kaçmak istedim. Kafam bir şeye değdi. Ahh! Yoksa bu laht ağacı mı? Yoksa ben?!.


    Yazımızı Paylaşın;