image

Fenni Bir Roman Yahut Amerika Doktorları

Veysel Altunbay

KİTAP ADI : FENNÎ BİR ROMAN YAHUT AMERİKA DOKTORLARI

YAZARI : Ahmet Midhat EFENDİ

YAYINEVİ : TDK 2002/ 98 SAYFA

HAZIRLAYANLAR : NURİ SAĞLAM-M.FATİH ANDI

 

Ahmet Midhat Efendi külliyatını okumaya, yazmaya ve tanıtmaya adadığım şu az saatlerimin kıymetli dakikalarından birini yine verdiğim FENNÎ BİR ROMAN YAHUT AMERİKA DOKTORLARI isimli eserini de kısa süre içerisinde bitirdim. Ahmet Midhat Efendi külliyatını okumaya, yazmaya ve tanıtmaya adadığım şu az saatlerimin kıymetli dakikalarından birini yine verdiğim FENNÎ BİR ROMAN YAHUT AMERİKA DOKTORLARI isimli eserini de kısa süre içerisinde bitirdim. 

Hikayemiz önce Amerika’nın tanıtımıyla ve sıradan bir Amerikalının karakteristik yapısını tanıtarak başlıyor. Öncelikle şunu da belirtelim ki eser 1888 yılında yazılmıştır. Aslında ilk yazımı 1887 yılında olmuş fakat Tercüman-ı Hakikat'te tefrika edilmiş olmasıyla 1888 yılında basılmıştır. Edebiyatımızın fennî türde kaleme alınmış ilk romanlarından olduğunu söyleyebiliriz. 

Aynı binada aynı katta ayrı dairelerde oturan Doktor Bovlay kendisinden yaşça daha küçük ve herkesçe güzel July ile evlidir. Diğer dairede ise bekar ve azimli bir doktor olan Gribling oturmaktadır. Doktor Bovlay hayatını çeşitli denemelere adamış, zehirler içmiş ve bu denemelerinin insanlık için nasıl bir değişikliğe yol açacağını gözlemlemiştir. Karısı bu durumdan hep şikayet ediyor olsa da Bovlay ölüme adım atmaktan geri kalmıyordu. Gribling ise arkadaşının bu çalışmalarını takdirle takip ediyor hem Bovlay’ın hem de July’nin gözüne giriyordu. O ise yeni geliştirdiği bir çeşit mumyalama cihazı olan Galvonoplasti üzerinde deneyler yapıyor ve bu cihazla hangi nesne yahut canlı olursa olsun bu cihaza konulduğunda sureti bozulmadan nikelleştirilme çalışmalarını sürdürüyordu. Elbette July’nin bu cihaz ilgisini çekmişti. Gribling’e kendi kalıbının da çıkarmasını istemiş ve bu sayede aralarında bir aşk başlamıştı.

Gribling ise bu işlemin uzun süreceğini o yüzden kocasının eve uzun süre gelmeyeceği bir zamanda yapmayı söylemişti.

Bovlay yeni bir çalışma üzerinde günlerdir çalışıyordu. Nihayet yetmiş yaşlarında olan çok sevdiği ve güvendiği bir arkadaşına çalışmasını anlattı. İhtiyar kabul etmemiş olsa da bu deneyi Bovlay yaparsa kendisi de süreci takip edeceğini belirtmiştir. Bu süreç ise; Bovlay vücudunun bütün her yerini öldürecek sadece beyninin açık kalacağı bir deney yapacaktı. Bu sayede herkes onu öldü zannedecek fakat tam mezara konulurken ihtiyar onu uyandırarak herkesi şaşırtacak ve Bovlay ise elde ettiği tecrübeyle müthiş bir kitap yazarak çok para kazanan ve çok ünlü olan birisi olacaktı.

Bovlay ihtiyar dostu Dodil ile anlaşıp, Dodil gittikten sonra Narkotik ilacını içti.  İlacın ardından sekiz dakika sonra bir feryatla Bovlay yere düştü. Karısı July ve uşağı hemen Bovlay’ın yanına geldiler. Hızlıca Gribling’i çağırdılar ama gördükleri ve içtiği ilaç nedeni ile Bovlay’ın öldüğü kesinleşmişti. Kurallara göre 48 saat cenazenin evde kalması mümkün olduğu için o gece cesetle beraber evde kaldılar. Gribling ve July cesetin başında sohbet ediyorlar ve bir birlerine ilanı aşk ederek yeni bir hayatın hayalini kuruyorlardı. Bovlay mı? Herşeyi duyuyor görüyor ve karısına ve yakın arkadaşına o kadar sinirleniyor kızıyor ki ama sadece bu kadarını yapabiliyor. Eli kolu bağlanmış deyiminin vuku bulduğu bir halde sadece izlemekle yetiniyordu Bovlay. Onlar odadan ayrılıp gecenin uykusuzluğunu gidermek için uyumaya gittiklerinde yerlerini uşaka bıraktılar. Uşak ise ağlayıp sızlanıyordu. Bovlay “Ah benim sadık uşakım. Demek ki beni gerçekten seven bir tek senmişsin. “ diye sevinirken uşak “Ağlıyorum ağlamasına ama senin gibi eşek bir efendiyi kaybettiğim için ağlıyorum” demesiyle Bovlay bir kez daha ölmüştür. 

….

July kocasının galvonoplastide suretinin çıkarılmasını istediği için ceset gömüldükten sonra Gribling ile beraber kaçırmaya karar vermişlerdi. Dodil ise herşeyi planladığı gibi yapmakta o da ceseti gömüldükten sonra çıkarıp, Bovlay’ı uyandırıp “Bakın Bovlay ölmedi” demek için bekliyordu. O gün Bovlay’ı gömdükleri akşam Gribling mezarlıktan güç bela cesedi çalmış ve eve getirmiştir. O esnada Dodil’de mezarlığa gitmiş fakat cesedin yerinde olmadığını görünce “Ah dostum, bu kez gerçekten öleceksin. Seni hemen bulmalıyım” diyerek July’e koşar. Gribling ve July ceseti soyar ve makineye doğru batırmak için kaldırırlar. Bovlay ayağının girmesiyle birden bire bağırarak kendini yere atar. O an da Dodil’de gelmiş aradığı cesedi yerde küfürler yağdırırken görmenin sevincini yaşar. 

Nihayet herşey meydana çıkar ve Bovlay her şeye rağmen şöyle der; Ben vefat eyledikten sonra ikiniz dahi serbest bulunduğunuzdan, kusurunuz olsa olsa henüz cenazem kalkmaksızın birbirinize el vermekte isti’calinizden ibaret kalır. Her halde her kusurunuzu affettim. Biriniz yine zevcem ve diğeriniz yine dostumdur.

-intihâ-

Gelelim ihtimal dairesince hikayenin doğuşuna;

Bilindiği üzere döneminin ses getiren ve önemli isimlerinden olan Beşir Fuad Bey, Ahmet Midhat Efendi’nin arkadaşlarındandır. Fuad Bey her fırsatta Ahmet Midhat’a mektup yazar ve yazdığı mektupta intihar etmek istediğini, ölümün nasıl bir şey olduğunu merak ettiğini söyler. Nihayet bir gün odasında bileklerini keser ve ölümü an be an yaşamaya başlar. O an yaşadıklarını ise kanıyla geride bıraktıklarına anlatabileceği şu yazıları yazar;

“Ameliyatımı icra ettim. Hiçbir ağrı duymadım. Kan aktıkça biraz sızlıyor. Kanım akarken baldızım aşağıya indi. Yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geri savdım. Bereket versin içeri girmedi. Bundan daha tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. Kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. Baygınlık gelmeye başladı

"Feryada koşanların doktor çağırması ile doktor gelmiştir. Fakat son sözü “Beş dakikalık ömrüm kaldı. Uğraşmayınız” olmuştur. Ve ölmüştür.

Belki de insanlığa hizmet etmenin bir sonu yoktur ve sonuna kadar hizmet eden nice fikirler vardır Beşir Fuad gibi. Doğru mudur yaptığı, bilmiyoruz fakat biz dini ve ahlaki yönden değil de okuduğumuz roman üzerinden bağdaştırdığımızda doktor Bovlay dünyaya geri dönmüş olduğunu fakat Beşir Fuad’ın dönemeyeğini kendisinin de bildiğini anlıyoruz. Diğer bir ihtimal daha var ki, Bu da Ahmet Midhat Efendinin arkadaşı için “keşke intihar değil de sadece bir deney olsaydı” temennisi içerisinde yazdığını düşünüyoruz.

 Ahmet Midhat Efendi deryasında bakalım sırda hangi eser olacak…


    Yazımızı Paylaşın;