Dış Dünyanın İç Dünyadaki İletişim İpi

Mehmet

İnsanın en zor çetin çetrefilli yolculuğu dış dünyadan iç dünyaya yolculuğudur.

Dış dünyanın kaos ve kaotik yapısı, insanın yetişmesine, olgunlaşmasına, dünyaya bakış açısına katkı sağlayabilir, hatta şekillendirebilir. Bu nedenle dış âlemden insanın iç âlemine yolculuk, insanın kendi Ben’ini tanıması, ancak iletişim ve bunun akabinde duyumsama ile mümkündür. İnsan dış dünyadan topladığı verileri, bilgileri, olayları, acı çeken görselleri, hüzün dolu yaşamları zaman heybesine doldurur ve iç dünyasına doğru yola çıkar. Çıktığı yol uçsuz bucaksız bir nehir, sonu görünmeyen kendinden bir âlemde kaybolmamak, akli melekelerini her an dumura uğratmamak ve kendi iç dünyasını tanıması için kelimeler, sözcükler, cümleler ve dış dünya ile her an ve iletişimde bulunarak, duygusal bağı koparmaması gerekir.

Özellikle iletişim kendi iç dünyamızın derin kuyularına bir ip gibi inmemizi sağlar, hem güven verir hem de iç dünyamızı anlamamızı ve yorumlamamızı sağlar. İç dünyasına yönelen ve yola çıkan insan kendini tanımlayamaz, anlayamaz hatta anlamlandırmaya çalıştığı zamanlar karşısında kimi zaman cümleleri kelimeleri ölmüş ölü bir şehir olarak görür veya kurumaya yüz tutmuş çölde yalnız başına kalmış gölgesiz bir ağaç haline döner, veya insan iç dünyasına çıktığı yolculukta hiç kimseye rastlamayacak, hep birilerini arayacak kendi yalnızlığına doğru dipsiz kuyularda kaybolup gidecektir. /p>

“Saatlerdir kendi içimde yürüyorum, henüz kimseye rastlamadım." der Rilke…

Aslında insanın kendi iç dünyasında kimseye rastlamaması bir orandada dış dünyanın iç dünyayı tahrip tahrik etmesi insanın tutunacağı kendi Ben’i ile arasındaki iletişimin kopması, duyguların sanal bombardımanına maruz kalması, kelimeler dünyası ile arasındaki anlam iletişimin kopmasıdır. Aslında insan kendi içinde yolculuğa çıktığında nereye, nasıl ve neden gideceği bilinci anlamı içinde olması gerekir. Fakat  tarih, kültür, gelenek yaşadığı an zindanlarının kuyularında kaybolmakla da olur. Ya da tarih, kültür, gelenek ve an’ı bilinçli iletişime geçirerek insanın kendi iç dünyasına çıktığı yolculukta, yaralarla dolu en hassas cümleleri bilinçlendirerek hatta eğiterek dış dünya ve iç dünya ile iletişim ile devasa bir iç dünya şehirleri kurulabilir.
Aslında modern insanın en büyük sorunu dış dünya ile kendi iç dünyası arasında iletişim kuramamasıdır. İnsanın  iç dünyası dış dünyayı anlamlandıramaması, yaşananlara bir anlam verememesi şöyle dursun devasa çarkın  içinde kaybolup gitmesi kendi yalnızlığına çekilmesidir. Devasa çarkın dişlileri arasında kendi yalnızlığına çekilen insan iç dünyaya yolculuğa çıkmaya da korkmakta hatta iletişim kuramama endişesi ile yaşamaktadır.  Ve bu durum ise insanın bir kelime ile iletişim kurma acizliğine kadar düşürmektedir.  Bir kelime ile iletişim kurma acizliği içinde yaşayan insan iç dünyasının derin kuyularında kaybolur iletişim ipinin tutmak şöyle dursun, iletişim ipini dahi anlamsızlaştırır, elinde kupkuru bir ip kalır boynuna geçirilmiş.
Modern dünyanın en büyük kazancı modern zamanlarda iletişimin devasa bir boyut kazanması ve akıl almaz yenilikler fırsatlar sunmasıdır.  Fakat bunun yanında dış dünyanın devasa teknolojik iletişim kazanması insanların birbirlerine iletişimini kolaylaştırmasının yanında, dış dünya ile insanın iç dünyasının iletişiminin neredeyse kopma noktasına gelmesidir.  Hatta zaman heybemizin içine bu kopukluktan dolayı iç dünyaya iletişim ipi atamıyor yol alamıyor kimi zaman kendiliğimizi içselleştiremiyoruz. Bilgi ipleri iç dünyamıza iletişim sağlayamadığından, iç dünyamıza yolculuğa çıksak dahi olayları, durumları, yaşamak ve yaralanmayı da yorumlayamıyor anlamıyor. Sanal bilgiler insanın iç dünyasında dijital cennet algısı oluşturuyor ve bir müddet sonra gerçekliğin yanılsanabilir algısı ile yaşamaya hayatını tanzim etmeye başlıyor. Dış dünyanın iletişiminin önemini kavrayarak ve kelimelere cümlelere sığınmadan önce iletişim kurarak iç dünyamızla iletişim kurma yolculuğuna çıkabiliriz.


    Yazımızı Paylaşın;