image

Analog Mahalleden Dijital Şehire Dönüşüm

Furkan Eren

Analog Mahalleden Dijital Şehire Dönüşüm

İnternetle birlikte gelişmişlik seviyemiz kısa zamanda, düşünülenden çok daha yüksek seviyelere ulaşmış, internetle entegrasyon birçok alanda olduğu gibi şehirlerde de sağlanmaya başlamıştır.

Bundan dolayı akıllı şehir uygulamaları analog yapıdan dijital yapıya geçiş yapıyor

Her geçen gün boyut değiştiren, iletişim ve yaşam biçimimizi etkileyen teknolojik devrim, bu devrimi oluşturan kavram ve uygulamalar şimdi bir bütün halinde yeni bir konsepti oluşturuyor: Akıllı şehirler…

Temel olarak internet altyapısı ile şekillenen akıllı şehirlerde, tüm nesnelerdeki sensörlerden alınan veriler internete aktarılıyor ve işlenen bu verilerle gerçekleştirilen uygulamalar hem şehirlerin yönetimini hem insanların hayatını kolaylaştırıyor.

Teknolojik alanda yaşanan bu devrimin, bütünleşik bir yapıda insan ve şehir hayatına entegre edilmesi, kültür ve medeniyet, sürdürülebilir şehirlerin gelişimde ve dönüşümünde kilit rol oynamaktadır. Bir şehrin sosyal dokusuna ve kültürel çeşitliliğine katkıda bulunarak; vatandaşın yaşam kalitesini artırırken ekonomiyi çeşitlendirmeye katkıda bulunmaktadır. Şehirler, kültür ve medeniyet, dijitalleşme potansiyelini temel alan bu gelişim süreçlerinin kalbindedir

İnsanlık, tarih boyunca birçok değişim ve dönüşüm yaşamıştır. Bu değişimlerin sosyal ve ekonomik hayat üzerinde önemli etkileri olmuştur. Avcı toplumundan tarım toplumuna geçen insan, birlikte yaşamaya ve üretmeye başlamıştır. Sürekli keşfetme ve daha iyiye ulaşma arzusu ile bazı teknolojik gelişmeler insanlığın sanayi toplumuna geçişini sağlamıştır. Sanayi toplumuna geçiş ile birlikte insanlık tarihi boyunca yaşanmış olan en büyük toplumsal değişim ve dönüşümlerden biri gerçekleşmiştir.

Daha sonra bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler insanlığın bilgi toplumuna evrilmesini sağlamıştır. Bugün gelinen noktada insanlık yeni bir dönüşümün arifesindedir. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan gelişmeler toplumsal yapı, ekonomik yaşam ve üretim biçimleri başta olmak üzere hayatın her alanını etkilemiştir.

  1. yüzyılın sonlarına doğru su ve buhar gücünün kullanılmaya başlanması, 19. yüzyılın sonlarına doğru elektriğin üretimde kullanılmaya başlanması ve seri üretime geçilmesi, 20. yüzyılın ortalarında elektronik ve bilgisayarların üretime entegre edilmesi ve bugün iletişim teknolojilerinin üretimin her aşamasında kullanılmaya başlanması, yaşanmış olan dönüşümlerin kırılma noktalarını oluşturmuştur.

Tüm sektörlerde dijital dönüşümü sağlamış, kamuda ve özel sektörde kurumsal kaliteyi artırmış bir analog yapıdan dijital yapıya geçişin arifesindeyiz. Yeni dönemin ayırt edici vasıflarından olan dijitalleşmeye özel bir önem veriliyor ve Dijital Türkiye’nin vaktinin geldiğine inanıyoruz. Bu süreçte bir taraftan yeni teknolojilere dayalı dijital sanayi yapısına geçerken, diğer taraftan insanımızı zihni ve fiziki becerilerinden faydalanabileceğimiz yeni alanlarda istihdamlar sunacaktır dijitalleşme…


    Yazımızı Paylaşın;